17 Ocak 2017 Salı

Bazı Profilsizler..

Bazı Profilsizler..

Profilsiz deyince aklınıza yandan fotoğrafı olmayan manası gelmesin. 21. yüzyılın gelişen ve her geçen gün sayısı çoğalan sosyal medya alanında klavyesinde bordo renk bulunan ve kendisini gücün hükmedicisi zanneden bazı yavşaklardan bahsettiğimi herhalde anlamışsınızdır. Her neyse..
Durum şu; Bu omurgasız ve kişiliksiz "profilsizler" nerde ve ne şekilde olursa olsun her daim ellerinde cep telefonu yada ona benzer sosyal medya bağlantılı elektronik cihaz ile herkese veya her sayfaya hatta her grupta saçma sapan yazılar yazarlar. İnsanlara hakaret ederler. Küfür ederler ve bunları yaparken asla profil fotoğrafı kullanmazlar. Sosyal medya bağlantılarındaki nickname denilen bağlantı adları da uydurmadır. Tıpkı kendileri gibi..
Sanal alemin kralı olduklarını düşünürler halbuki sanal alemde monarşi yıkılalı çok olmuştur. Şimdi bu yazdıklarımı bile anlamayacak kadar kapasitesiz oldukları için sadece anlamsızca hakaret ve küfür ederek kendilerini tatmin ederler. Yada bunu yaparken mastürbasyon hazzı alırlar. 
Gerçek kimliğini saklayacak kadar aciz ve şahsiyetsiz oldukları için ne facebookta ne de twitter'da doğru bilgi vermezler. Nickleri farklı olduğu gibi bağlantı isimleri de farklıdır. Gerçek kimlikleri hiç bir şekilde oluşmadığından ve oluşamayacağından kaynaklı olarak sadece sahte isim kullanırlar çünkü sahte insancıklardır. Sahtelik onların kemiğine işlemiştir. Rahmetli annem bu tür yavşaklar için "Kemiğini kırsan iliği bok çıkar" derdi hep.
Bu profilsiz ve kişiliksizler, yine kendileri gibi sahte isimleri ile gruplarda, sayfalarda ve çekemediği ve olmak isteyipte asla olamayacakları insanların profillerinde yapılan tüm paylaşımların altına aynı içleri gibi aynı olmayan beyinleri gibi küfür ve hakaret dolu yazılar yazarak tatmin olma amacı yanında o paylaşımın sahibini küçük düşürmeye çalışırlar. Halbuki kendileri zaten çukurda oldukları için yukarıdakileri de aşağı çekmek istemektedirler. Bazen bunlar bir gruba yada bir kişiye çalışmaktadır bazende özel bir ekip olarak kullanılmaktadırlar. Bunlar benliğini satmış ve karaktersiz oldukları için menfaatleri ve tatminliği nerdeyse onun hesabına çalışmaktan utanmazlar. Çünkü bu duygularını da kaybetmişler yada satmışlardır. 
Bu tür şahsiyetsiz, karaktersiz, kişiliksiz "Profilsiz" 'lerden uzak durmak lazım ve bunların yazdıklarına aldırış etmemek gerekiyor.
Çünkü bunlar için harcanan zaman da yakılan enerji de boşu boşuna olacaktır.
Profilsizlerden uzak ve sakin olmakla birlikte düzgün gelecekler için hep birlikte yazmaya ve okumaya ve kendimizi geliştirmeye devam etmeliyiz.
Okumalıyız. Okutmalıyız.. Sorgulamalı ve sorgulatmalıyız.. Sorgulamayı öğretmeliyiz.
Özgür bir dünya için...

Şairane İfadeler - 17.01.2017
Antakya - Hatay


29 Aralık 2016 Perşembe

Vicdan Azabı...

Bu var ya bu.. Bu kavram insanoğluna verilen ve istese de istemese de içinde olan, her ne şekilde olursa olsun bu kavramı beyninden ve kalbinden söküp atamadığı için en çok sevdiğim ve gerçekten en beğendiğim üstün bir özellik.
Bu özellik ile ilgili o kadar çok yazılır, çizilir ve tartışılır ki; günler ve hatta haftalar belki de aylarca üzerinde konuşulur ve konuşuldukça derinleşir en sonunda içinden çıkılamaz hal alır.. Neden mi? Nedenini en son söyleyeceğim..
Öncelikle bu kavram üzerinde ufak tefek naçizane görüşlerimi beyan etmek isterim.
1. Vicdan azabının, insanı insan yapan ve erinde gecinde yaptıklarından dolayı pişman ve hatta perişan eden her ne hikmetse en sonunda kafayı yedirten bir özelliği vardır.
2. Vicdan azabı öyle, ben kalbimden söktüm attım demekle kalpten sökülüp atılmıyor. Çünkü sadece kalp ile ilgili olan bir duygu veya özellik değildir. Çünkü şahıs kendisi ölmedikçe ve yaşadıkça mutlaka ortaya bir anda çıkan ve dehşet şekilde kişiyi etkisi altına alan bir yapısı vardır.
3. Vicdan azabı, kişiye; sırf karşıya verilen ceza yada eziyet veyahut kendisinden kaynaklı karşının gördüğü zararı görmemek ve duymamak için sürekli birilerinden saklanılan bir hal aldırır. Karşıdakini görmemek ve duymamak için ve hatta haber bile almamak için sürekli konu değiştirmek zorunda bırakılan beyin bir süre sonra iflas eder.. Tam bu esnada o korkunç dehşetiyle bu kavram devreye girer ve kişiyi esir alır.
4. Vicdan azabı, karşıya verdiği zarardan dolayı hiç olmadık bir anda insanın kalbine kadar varan bir titreme ile arada bir yoklar.. Taaaki karşıdaki şahsın gördüğü zarar karşılanana ve hatta zarar verenin buna karşılık aldığı cezanın yeterli olduğu kanaatine varana kadar sürer..
5. Vicdan azabı, basit bir kavram ve özellik değildir. Adama kafayı yedirtir. Öyle ki bu kayışı sıyırma ve hatta kopartmaya kadar varan durumla karşılaşmamak elde değildir. Ne yaparsan yap karşıya verdiğin zarar geçmedikçe karşıdaki insan seni her gördüğünde elin ayağına dolaştıkça sürer.. Bu dehşet bu korkunç olay bir özür ile geçmez.. Bir özürle durmaz..
6. Vicdan azabı, yemek yerken, gezerken, yolda, işte, evde, pazarda, denizde, ormanda, uçarken, kaçarken, koşarken seni bırakmaz.. Hep bir boşluğunu kollar.. Tam zamanında en olmaz zamanda tam kahkaha atacakken ve hatta tam en özel anında bile yanı başında seni gözetler ve takip eder.. Birden bire bastırır.. Öylesine bastırır ki? Ne bir vinç ne de herhangi bir güç onu üzerinden kaldıramaz.. Taki kendisi seni daha da perişan etmek için daha da ezmek ve daha da zarar vermek hatta kafayı yedirtmek için gelecek olan zamanın henüz o an olmadığını bildiği için kendisi üzerindeki etkiyi kaldırmadıkça..
7. Vicdan azabı adamın suyunu çıkartır.. Öyle bir sıkar öyle bir kasar ki.. Binlerce tonluk mengene sıkıyor gibi hissettirir.. Ölmek için yalvaracak konuma düşersin.
Ölmek için yalvarmak.. Buraya kadar yeterli olarak gördüğüm kısmı sizinle paylaşmak istedim. Allah'ın insana bahşettiği ve istemese de yaratılış gerçeği olarak insan olmanın özelliğinde bulunan bu kavramı iyi ki yaratmış.. Yazımın nedenine gelince..
İnsanın yüreğine vicdan azabı bir kez düştüğü zaman yapacak tek bir şey var..
"Sizden ve yaptığınız herhangi bir şeyden dolayı zarar gören kişi bu zarar üzerinden kalkmadıkça ve size karşı olan hisleri ve kini geçmedikçe o azap sizi yıkacak.. Devirecek.. Yerinizden kalkamayacaksınız. Zarar gören kişi eğer sizi gerçekten ihlaslı bir şekilde affetmedikçe perişan olacaksınız. Darmadağın olacaksınız. En sonunda ya intihar edeceksiniz yada kafayı yiyeceksiniz. Burada ki kafayı yemek mecazi manadadır. Ne zamanki cezayi işlem uygulanır ve o zarar gören sizin aldığınız ceza karşısında yüreği ferahlar, o an bilin ki sizi affetmiş ve rahatlamışsınızdır. O zamana kadar korkarım sürekli olarak yıkılacak ve tökezleyeceksiniz. Duaya ihtiyacınız olacak ve dua edecek hiç kimse bulamayacaksınız."
Allah yardımcınız olur mu bilmem ama zarar verdiğiniz şahsın iki dudağı arasındaki küçük bir kaç cümle sizin hayatınızda bekleyebileceğiniz en büyük hediye olacaktır. Çünkü gerçek bir azap ile karşı karşıya kalmak istemezsiniz.
Bu arada en kötü duruma şimdiden hazır olun.. Bu da karşıdaki zarar verdiğiniz kişinin yüzüne itirafta bulunacaksınız. Vicdan azabının verdiği en büyük cezadan birisi de bu olacak.
Dünyada ki en büyük hapishane "Vicdan Azabı" 'dır..

Şairane İfadeler - 29 Aralık 2016
Antakya - HATAY


9 Aralık 2016 Cuma

Harcamak yada Tercih Etmek.

Harcamak yada Tercih Etmek. Anam rahmetlik derdi ki; “Oğlum onların iliğini kırsan içinde bok çıkar” Bu sözden yola çıkarak konumuza girelim. Birisi için yada birileri için diğerini yada diğerlerini harcamak yada tercih etmek.. İnsan manen değer verdiği insanları veya eşyaları veyahut hayvanları olmadı mekanları, bir şeylere değişebilir mi? Ya da başka bir şey için tercih edebilir mi? Bu soruya iki türlü cevap verilir. 1. Asla değişmem.. Her ne olursa olsun. 2. Menfaatim icabı eğer mevcut durumumdan daha iyiye götürecekse (bu menfaat her ne olursa olsun) en sevdiğimden bile vazgeçerim. Şimdi…. Bu durumda ise ben bu cevaplara karşılık şunları diyebilirim. Eğer insan manen zevk aldığı şeyi eğer manen daha da huşu içinde olacaksa kendisine sunulan şeye evet diyebilir. Fakat bu verilen şey(!) eğer maneviyat yerine geçecek olan bir maddiyat ise ve sırf maddiyat uğruna maneviyatından vazgeçiyorsa ona denebilecek tek bir söz var. Hassktr!.. Yok eğer maddiyatından vazgeçmesi için maneviyat tarzı bir şey(!) verilecekse ve buna gerçekten ihtiyacı olmasa bile maddiyata karşılık maneviyatı seçme arzusu veya fiiliyatı bile hatta düşüncesi bile her şeye değer. İşte o insana gerçekten “İnsan” derim. Ama bütün bunların yanında.. Kendisine sunulan şey ne olursa olsun kabul ediyorsa ve, ne geldiği yeri soruyor ne de ihtiyacının olup olmadığını değerlendirmiyorsa ve bunu her şekilde kabul ediyorsa ve hatta kabul ettiği şeyin kendisini karanlığa götürdüğünü göremeyecek kadar kör ise ve bunu göremeyecek kadar cahil ve bilinçsiz ise ben bu şahsa değil “İnsan” hayvan bile demem.. Çünkü hayvanların bu tür istekleri yoktur. Sadece ihtiyaçlarını karşılamak üzere verilen şeyi kabul ederler. Yani sözün özü.. İhtiyacın olmadığı bir şeyi ister maddi ister manevi olsun sırf birilerine veya bir şeye değişiyorsan veya bilerek ve isteyerek tercih ediyorsan ve hatta bunun farkında bile değilsen bırak sen ya.. Gerçekten yaşadığını mı zannediyorsun? Gerçi sana felsefi sorular sormak bile hata olur.. Yok, sen kendi tercihlerini belirlemiş isen ve karşılığı her ne olursa olsun maneviyatını veya maddiyatını tercih ettiklerinden üstün görmüyor ve yola çıktıklarını yolda gördüklerinle değiştirmiyorsan, gel seninle nereye istiyorsan oraya gidelim. Bak dikkat ettiysen gideceğin yeri sormuyorum. Hal böyle iken şunu söylemeden edemeyeceğim. “Asla bir dostunu, kardeşin gibi gördüğün ve sevdiğin, değer verdiğin birini; başka hiçbir şeye değişme.. Bu verilen şey her ne olursa olsun. Çünkü yarın elinden gidip gitmeyeceğini bilmiyorsun. Gittiğinde ise yanında onun ya da onların olmasını istiyorsan değerlerini bil.. Yanisi: Dağlara güvenme.. Bir gün başına karlar yağar.. Çünkü dağlar bulutlara hükmedemez.
Şairane İfadeler
9 Aralık 2016 - Antakya


27 Kasım 2016 Pazar

BEDDUA

BEDDUA

* Ey Allah’ım; Bana bugüne kadar kim ne kötülük yapmış ve ben bunu görüp susmuş isem kalbime söz geçiremediğim ve artık bu gücü bulamadığım için yapılan tüm kötülüğe karşılık sen nasıl hüküm veriyorsan bana o yaşadıklarımı çektirenlere bildiğin şekilde karşılık ver.

* Ey Allah’ım; Bana ve aileme kim ne şekilde acı çektirmiş ise acıları çektirenlere bize yapılanın milyonlarca katını çektir ya Rabb.

* Ey Allah’ım; Huzurumu bozan ve sağlığıma göz diken kim var ise onların huzurunu boz ve ne bu dünyada ne de ahirette rahat ettirme.

* Ey Allah’ım; Ne benim ne eşimin ne çocuklarımın ne de ailemin diğer fertlerinin ve de tüm Türk-İslam alemi’nin seninle ve senin indirdiğin dininle bağımızı koparmaya ve senin dinini bozmaya çalışanları, yeni yeni kavramları İslam dininde varmış gibi gösterenleri “KAHHAR” isminle kahret.

* Ey Allah’ım; N’olur yukarıdaki beddualarımı kabul et ve bunların gerçekleştiğini benim görmemi sağla.

AMİN.

Şairane İfadeler..27.11.2016


YA SEV YA TERKET

YA SEV YA TERKET Elin skisiyle denize girersen Elin doları ile borçlanırsan Elin medyası ile haberdar olursan Elin uçağıyla seyahat edersen Elin mazotu ve benziniyle gezersen Elin parası ile gelecek kurarsan Elin silahıyla düşman kovalarsan Elin fabrikasıyla devleşmeye çalışırsan Elin arabası ile filo kurarsan Elin gemisiyle ticaret yaparsan Elin büyüttüğünü evlat edinirsen Elin kitabına inanırsan Elin yazdığını okur çizdiğine uyarsan Elin koyduğu kuralı medeniyet kabul edersen Elin alfabesine teslim olursan Elin örfüne, kültürüne sahip çıkarsan Elin iletişimi ile istihbarat yaparsan Elin tvsiyle çocuk büyütürsen Elin öğretisine sahip çıkıp milletini unutursan Elin söylemini emir bilip milleti dinlemezsen Elin zevkine imrenip evini boşlarsan Elin ........ ...... ..... (vs.vs.vs.) Elin s2yle gerdeğe girersen olan çocuğa babalık, kadına kocalık yapamazsın. Bu da seni erkek değil ibne yapar. Haliyle elin dediğine bakakalırsın. Haliyle elin dediğini emir telakki edersin. Haliyle el ne derse o olur. Güç mü? Özüne, benliğine dönüp kendine inanmak gerekiyor. Damarlarındaki asil kana güvenmeyen zaten senin milletin olamaz. Türklük bedeninde yoksa; ya ermenidir ya da arapsevici. Atatürk'ü lider kabul edip Metehan'ı ve Kutadgu Bilig'i atası saymayan yukarıda sayılanlar gibi olur. Türkiye'yi vatan kabul etmeyen Askeri, Polisi düşman gören Atatürk'e küfür edip burada yaşamaya devam eden Benim milletimi aşağı gören kim varsa Siktirsin gitsin.. Buralar benim dedemin kanı ile sulandı. Buralara benim dedem canını verdi. Buralara dedem sahip çıktı. Ya sev ya terk et. Şairane İfadeler..27.11.2016


21 Kasım 2016 Pazartesi

Hey menfaatini öptüğümün dünyası.

Hey menfaatini öptüğümün dünyası.
Sen nasıl ahlaksız bir şeysin ki; senin uğruna maddi ve manevi her varlığını verecek operasyon çocukları yetiştiriyorsun. Gerçi "su koyma ile kuyu sulanmaz, kuyu gözden gelecek" derler. O şereften ve ahlaktan yoksun insan görünümlü başkalaşım yaratıkların içinde varmış orosbuluk. Yoksa sonradan olma değil evveliyatında yani fıtratında var onun bunun çocuğu olmak. Sen ne kadar dürüst olursan ol karşındaki ahlaksız olduktan sonra yapacak tek şey az kenara çekilip seyretmek sonra da bir tekme vurup asıl geldiği çamura geri göndermek doğru olan tek fiildir.
Omzuna bir havlu alıp hem acı biberi yemeye devam edip bir yandan da terini silen inatçıları görünce sadece ve sadece gülüyorum.
Bunlar ne yaparsan yap acıyı kıçında hissedene kadar acı biberi yemeye devam edecek. Çünkü makatında acı hissetmez ise etrafında ne olduğunun farkına varamayacak kadar kafasını devekuşu gibi toprağa gömmüşlerdir.
Allah; kimseyi, acıyı kıçında hissedene kadar menfaatinin peşinde olup arsızlığı ve namussuzluğu çamura girene kadar fark edemeyen orosbular ve onların çocuklarını, kendisine yol gösterici olarak seçen kafasını kaldırmadan yoluna devam edip etrafını görmeyen, menfaatinden başka hiç bir maneviyatı olmayan beyinsiz mahluklardan eylemesin.
Şairane İfadeler - 21.11.2016 / Antakya


Kalem Seni Parça Parça Kırarım

Kalem Seni Parça Parça Kırarım
Neyin Varda Bugün Neye Yazmıyon
Kalem Seni Parça Parça Kırarım
Hiç Mi Benim Hallerimi Sezmiyon
Kalem Seni Parça Parça Kırarım
Mutluluk Okuyan Ozan da Sensin
Kader Çizgisini Bozan Da Sensin
Koç yiğide İdam Yazan Da Sensin
Kalem Seni Parça Parça Kırarım
Kötülük Haykıran Yüce İlahsın
Cahilin Başında Sahte Külahsın
Yobazın Elinde Korkunç Silahsın
Kalem Seni Parça Parça Kırarım
Bir Çizginle Nice Yuva Yıktırdın
Örgeli'mi Öz Canından Bıktırdın
Kimisini Hapislere Tıktırdın
Kalem Seni Parça Parça Kırarım
Salim Örgel