Salınım” yapmayan bir ülke istiyorum...
Ph derecesi 6.5 ve 9.4 arasında her türlü iyi huylu canlının yaşayabileceği.. Sera baktopur kullanmak gerektirmeyen.. Metilen ve malavik renkte ilaç gerektirmeyen.. Arada ufak bir dip çekimi ile temizlenebilen.. Midye gibi içinde bulunduğu ortamı kendi kendine temizleyebilen. Nitrat ve fosfat dengesizliği olmayan.. Biyolojik ve mekanik temizliğini en az üç bölmeli sump kadar iyi yapabilen. 0.5mm pearl kum kadar bembeyaz ve pırıl pırıl.. Su değişimini güzel ve bereketli yağan yağmurları ile otomatik yapabilen.. Yati köküne bağlanmış anubias bitkisi kökleri gibi güzel ve doğal micra veya repens gibi zemini güzel doğallığı bozulmamış.. Işıklandırması gün doğumu ve gün batımına uygun ve tam gereken kelvinde parlayan ve gün boyunca sönmeyen. Üzeri yosunla kaplanmış bir taştan çıkan oksijen taneciği kadar özgür insanları olan. İç ve dış filtreleri iyi çalışan yarı yolda kalıp rezillik çektirmeyen..
Fotosentezin dibine vuran yaşanılabilir bir ortam sağlayan güzellikleri ile taptaze bir doğallık.. Elektriği kesilmeyen kesilse bile pilli hava motoru otomatik devreye giren.. Isısını kaybetmeden en az jbl veya eihem markalar kadar kaliteli olup gereksiz yerde patlamadan içindeki canlılara zarar vermeyen. Farklı cins balıkların birbirlerine zarar vermeden yasayabilecegi ve bolluk içerisinde yavrulayabileceği.. Litre balık hesabı yapıp hacminin üzerinde olan balıklara fırsat vermeyen. Gerekli olduğunda yararlı da olsa su değişimini kendi kendine yapabilen otomatik su tamamlama sistemine sahip. İçine girdiğinde stres yaşamadan adapte olunabilen.. Tatile giderken emanet edebileceğin güvenilir komşuların var olduğu.. Yan camından çocuklarının resimlerini çekebileceğin kadar berrak.. Kısa yada uzun süreli ayrılıkta bile pili bitmeyen yada elektriği kesilmeyen sistemi ile otomatik yemlemesi olan ve açlıkla terbiye edilmeyen.. Dedim ya; tüm doğallığı ve el değmemiş ortamıyla canlıların sadece yaşı ve sırası gelenin kaybının yaşandığı.. Sürtüşmelerin ve sürtünmelerin yaşanmadığı..
Malawi karması kadar renkli, Tropheus karması kadar zevkli, Tropikal karması kadar ilgi çekici, Tuzlu karması kadar mükemmel.. Çakma hagenlerin kullanılmadığı, sarı deniz kumu kadar görselliği artıran ve sıkıntısız.. Kalsiyum ve potasyumun hiç eksik ve fazla olmadığı ve tam gerektiği kadar miktarın sürekli desteklendiği ve yeri geldiğinde üstüne yeteri kadar güneş ışığının vurduğu.. Ne aşağıda nede çok yüksekte olan ve tam göz hizasında olup herkesin aynı hizada bakabildiği ve aynı açıyı herkesin yakalayabildiği.. Ne tarafından bakarsan bak her yönden farklı güzelliği görülebilen.. İçine zararlı canlıların bulaşamayacağı şekilde korunaklı ve bir o kadar havalı.. Bol oksijenli ve zararlı gazların olmadığı veya zarar verecek kadar yoğun olmadığı.. Tekrarlamakta fayda var.. Dışarıdan el değmediği.. Arowana kadar asil, Maswa kadar sakin, Lepistes gibi canlı doğurabilen, Vatoz kadar gerekli, Neonlar kadar renkli, Afra kadar bilinçli, Calvus kadar gösterişli ve ekonomik, Ama Yellowtang kadar mecbur, Kribensis gibi ailesine bağlı, Discus kadar güzel...
En ufak bir yanlışta veya uygulamada tüm sistemin çökmediği ve tamamen yeniden kurulum gerektirmeyen.. Her canlısının birlikte güzelce yaşayabildiği ve herkese yetecek kadar büyük ve doğal bir o kadar da güvenilir destekleri olan.. Depremlere ve sarsıntılara karşı dikmeleri olan ve temellerinin sağlam yapıldığı kayıtlarının ve kuşaklarının kırılmayacağı veya ufak tefek darbelere dayanabilen yapıya sahip.. Flowerhorn ve Catfish gibi tek başına yaşamak isteyenlerin olmadığı ve hibritlerin nefes alamayacağı kadar huzurlu bir ortam sağlayan.. Baktıkça bakasın geldiği, içine girdiğinde sıkıntı olmayan, Dışarıdan sürekli el sokulmayan..
Mikropsuz ve planarya gibi asalakların olmadığı.. Doğasına ilk kurulumdan sonra zırt pırt müdahale edilemeyen ve amonyak patlaması olmasını istemediğimiz.. Sırf mutant ırklar üretmek için yaşayanların arasına doğada olmayan bir ırk bırakılmayan.. İlaca ihtiyaç duyulmayan ve iç ve dış parazitsiz.. Kabızlık çekilmeyen ve gereksiz yere gdosu değiştirilmemiş daha az proteinsel besine ihtiyaç duyulan... Her yeni güne kalktığında bugün ne yemeli yada yedirmeli düşünmeden besin kaynağın sürekli yan dolabında bulunan.... Mevsimi geldiğinde ısıtma ve soğutma problemleri ile uğraştırmayan.. Köpek balıklarının yanında gezen asalak canlıların olmadığı ve köpek balıkları gibi diğer türlere zarar veren türlerin olmayıp herkesin bir arada yaşadığı.. Karides gibi küçük ve korumasız canlıların saklanabileceği ve kendini güvende bulacağı yerlerin olduğu.. Dışarıdan bakıldığında pırıl pırıl görülen ve herkesin hayran kaldığı ve içeriden de bir o kadar yaşanılası..
Diatomitse diatomit, Zeolitse zeolit, Purigen ise Purigen, Substract ise her türlüsü bulunan.. Aşırtma süngerinin tüm pislikleri tutabildiği ve sorunsuz tam devir yapabilen döngü sistemi ile mükemmel çalışan.. Herhangi bir hastalığın giderilebilmesi için ortam ısısının yükseltilmesini gerektirmeyen.. Arkanı dönüp gittiğinde ve geri geldiğinde aynı huzurlu ortamın devam ettiğini görebildiğin.. Maswa gibi her döneminde farklı zevkler ve renkler yaşatan.. Adi salyangoz gibi sürekli çoğalan istenmeyen canlıların çok veya olması gerekenden fazla olmadığı.. İçinde mücevher gibi herkese saldırabilecek türlerin olmadığı ve otocinlus affinis kadarda safların yaşayabileceği bir ortam sağlayabilen.. Ufak tefek pislikleri temizlemek için hafif ama yeni kuyruk çıkaran discus yavrusunu rahatsız etmeyecek kadar sakin bir akıntıya sahip.. Gerektiğinde mercan kırığı ile yüksek ph tamponlayan gerektiğinde ise yati kökü ve bitkisiyle ce co2si ile ph düşüren yani yaşam alanını gerektiği kadar etkileyebilen.. Görselliği bozacak ne yeşil nede kahverengi alglerin ve sakal yosunu kadar kötü hastalıkların olmadığı..
Canlılar arasında hızla yayılan beyaz benek gibi iğrenç hastalıkları oluşturan stres kaynaklarının bertaraf edildiği.. Havasının güzel ve temiz olduğu ve ani sıcaklıkların yaşanmadığı.. İçindekilerin birbirini yemeye çalışmadığı ve barış içinde agresiflik ve zorluk derecesi 1 olan türlerle sorunsuz bir yaşam alanı barındıran.. Rasbora ve kardinal tetra gibi koloni halinde hareket eden türler bile olsa koloni oluşturmadan birbirini izleyen grupların olmadığı ve daha bir özgür ve albino çöpçü kadar mülayim bir yaşam süren canlıların dahi rahatsız edilmediği bir alan.. Ortalıkta sürekli diğer türleri rahatsız eden makrakantaların dolaşmadığı...
Adını bile koyduk. Republic of Brichardi
S. Zafer ÜLGÜR
1 Ağustos 2016 Pazartesi
Japonların iş konusundaki tutumları - 18 Haziran 2016
18 Haziran 2016
Japonların iş konusundaki tutumları
"Eğer bir kişi bu işi yapabiliyorsa bende yaparım.
Eğer bu işi kimse yapamıyorsa, benim yapmam lazım."
Ortadoğu'dakilerin iş konusundaki tutumları
"Wallahi eğer bir kişi bu işi yapabiliyorsa, hadi o işi yapalım.
Eğer bu işi kimse yapamıyorsa, Allah aşkına ben nasıl yapayım?"
S. Zafer ÜLGÜR
Japonların iş konusundaki tutumları
"Eğer bir kişi bu işi yapabiliyorsa bende yaparım.
Eğer bu işi kimse yapamıyorsa, benim yapmam lazım."
Ortadoğu'dakilerin iş konusundaki tutumları
"Wallahi eğer bir kişi bu işi yapabiliyorsa, hadi o işi yapalım.
Eğer bu işi kimse yapamıyorsa, Allah aşkına ben nasıl yapayım?"
S. Zafer ÜLGÜR
Bebeğe İhtar - Abdurrahim Karakoç
15.06.2016 - Antakya'dan paylaşılmıştır.
-----------------------------------------------------
Bebeğe İhtar
Geçmişte yağmanın hasat dönemi
Acele gel diye çağırdım seni
Şimdi iş değişti dur, dinle beni
Dokuz aylık yolu altmış ayda çek
Beş sene dolmadan doğma ha bebek.
-----------------------------------------------------
Bebeğe İhtar
Geçmişte yağmanın hasat dönemi
Acele gel diye çağırdım seni
Şimdi iş değişti dur, dinle beni
Dokuz aylık yolu altmış ayda çek
Beş sene dolmadan doğma ha bebek.
Emmin, dayın annen, baban kereste
İşçi, memur, çiftçi, çoban kereste
Çarşı, pazar, yazı-yaban kereste
İnsanlar ya mertek, ya orta direk
Beş sene dolmadan doğma ha bebek.
İşçi, memur, çiftçi, çoban kereste
Çarşı, pazar, yazı-yaban kereste
İnsanlar ya mertek, ya orta direk
Beş sene dolmadan doğma ha bebek.
Doğarsan üç günlük iş bulamazsın
Acıkırsın, ekmek, aş bulamazsın
Ucuz toprak, beleş taş bulumazsın
Yaşamak rezillik, rüsvaylık demek
Beş sene dolmadan doğma ha bebek.
Acıkırsın, ekmek, aş bulamazsın
Ucuz toprak, beleş taş bulumazsın
Yaşamak rezillik, rüsvaylık demek
Beş sene dolmadan doğma ha bebek.
Arı peteğinde ağulu bal var
Kaçıp kurtulmaya ne yön, ne yol var
Sıkıver dişini, annene yalvar
Buradan rahattır orda beklemek
Beş sene dolmadan doğma ha bebek.
Kaçıp kurtulmaya ne yön, ne yol var
Sıkıver dişini, annene yalvar
Buradan rahattır orda beklemek
Beş sene dolmadan doğma ha bebek.
Kurtlar sülük oldu, sıyrıldı posttan
Kaçan kurtuluyor, ahbaptan dosttan
Değişti bahçıvan, bozuldu bostan,
Hıyarlar acıdır, karpuzlar kelek
Beş sene dolmadan doğma ha bebek.
Kaçan kurtuluyor, ahbaptan dosttan
Değişti bahçıvan, bozuldu bostan,
Hıyarlar acıdır, karpuzlar kelek
Beş sene dolmadan doğma ha bebek.
Vaziyet bambaşka vaziyet oldu
Yaşamak işkence, eziyet oldu
Dalkavukluk üstün meziyet oldu.
Sanatkârlar sansar, dâhiler şebek
Sözümü dinlersen hiç doğma bebek.
A.Karakoç (Merhum)
Yaşamak işkence, eziyet oldu
Dalkavukluk üstün meziyet oldu.
Sanatkârlar sansar, dâhiler şebek
Sözümü dinlersen hiç doğma bebek.
A.Karakoç (Merhum)
14 Haziran 2016 Salı
Kul Hakkı’na istinaden..
Allah’u Teala, Kutsal Kitabımızda:
Bakara Suresi’nde 188. Ayette; “Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için, onları hâkimlere (rüşvet olarak) vermeyin.”
Şura Suresi 42. Ayette;
“Sorumluluk, ancak insanlara zulmedenlere ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenlere aittir. İşte böylelerine acı bir azap vardır.”
Âli-İmran Suresi 151. Ayette;
“Zalimlerin varacağı yer ne kötüdür!”
Allah’u Teala, Kutsal Kitabımızda:
Bakara Suresi’nde 188. Ayette; “Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için, onları hâkimlere (rüşvet olarak) vermeyin.”
Şura Suresi 42. Ayette;
“Sorumluluk, ancak insanlara zulmedenlere ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenlere aittir. İşte böylelerine acı bir azap vardır.”
Âli-İmran Suresi 151. Ayette;
“Zalimlerin varacağı yer ne kötüdür!”
buyurulmuş iken;
Kim kimin hakkını bile isteye, zorla veya elindeki güç ile, makam ile, ister hakkı yenen kişi müslüman ister gayri-müslim olsun hiç bir hakkı olmadığı halde ve ahiret gününde karşısına ne konulacağı ve kimlerin hak diye çıkacağını bilerek ve bunun olacağını bildiği halde ve bütün bunların ve hak yenildiğinde cezasının ne olacağını ve hatta bu günahının cezasının ayrı kesileceği fakat hakkın illaki rızası alınmayan diğer kuldan helallik dilenileceğini bildiği halde yapanların vay haline..
Ve bu cezaların olduğunu bilen ve susan ve menfaatleri uğruna hiç ses çıkarmayan Kuran okuyucularının da vay haline.. Ve bütün bunların olacağını Kuran’dan okuyup bilip ve söylemeyen ve ezilen mazlumun yanında olmayan Müslümanım diyenlerin de vay haline..
Ve herşeye rağmen kafasını devekuşu gibi kuma saplayan ve ne duymak istemeyen ne görmek istemeyen ne de bilmek istemeyen Müslümanların da vaylar haline..
Kainatın en beyfendi en insan en kusursuz en mükemmel Peygamberi Hz. Muhammed (sav)’in zulme karşı sessiz kalanlar hakkındaki sözlerine rağmen bu zulümleri yapanların yanlarında olanlar ve hatta yapılan eziyetleri az bulan gözleri kör vicdanları boş olanların vay haline..
Kim kimin hakkını bile isteye, zorla veya elindeki güç ile, makam ile, ister hakkı yenen kişi müslüman ister gayri-müslim olsun hiç bir hakkı olmadığı halde ve ahiret gününde karşısına ne konulacağı ve kimlerin hak diye çıkacağını bilerek ve bunun olacağını bildiği halde ve bütün bunların ve hak yenildiğinde cezasının ne olacağını ve hatta bu günahının cezasının ayrı kesileceği fakat hakkın illaki rızası alınmayan diğer kuldan helallik dilenileceğini bildiği halde yapanların vay haline..
Ve bu cezaların olduğunu bilen ve susan ve menfaatleri uğruna hiç ses çıkarmayan Kuran okuyucularının da vay haline.. Ve bütün bunların olacağını Kuran’dan okuyup bilip ve söylemeyen ve ezilen mazlumun yanında olmayan Müslümanım diyenlerin de vay haline..
Ve herşeye rağmen kafasını devekuşu gibi kuma saplayan ve ne duymak istemeyen ne görmek istemeyen ne de bilmek istemeyen Müslümanların da vaylar haline..
Kainatın en beyfendi en insan en kusursuz en mükemmel Peygamberi Hz. Muhammed (sav)’in zulme karşı sessiz kalanlar hakkındaki sözlerine rağmen bu zulümleri yapanların yanlarında olanlar ve hatta yapılan eziyetleri az bulan gözleri kör vicdanları boş olanların vay haline..
Ve tüm bunları hem Kuran’dan okuyup hemde bile-isteye yapanlar ve mazlumu ezdikçe ezenler ve bu ezme işlemini bulunduğu makam ve güç ile yapanların, yaptıklarını da İslam adına yaptığını söyleyerek cahil müslümanların (çabuk inanan) kendisine inanmasını sağlayarak, onların gözünde ezilen mazlumun ezilmesine sevinmelerini sağlayanlar var ya.. İşte onların hallerine diyecek söz bulamıyorum. Çünkü o söz hafzalama gelmiyor.. Ebu-Leheb’ten beter olurlar mı bilmiyorum lakin onun kadar eziyet çekeceklerini düşünüyorum.
Neden mi? İşte Cevabı; “Kulum beni nasıl biliyorsa öyleyim” diyen Yüce Allah’ı ben mazluma edilen zulme ve zulmü edene ve bu zulme sessiz kalana ve hatta zulme bir şekilde destek olana çok büyük cezalar vereceğini düşünüyorum. Bunu da “Zalimin Zulmü Varsa Mazlumun Allah’ı Var” sözleriyle tamamlamak istiyorum.
S. Zafer ÜLGÜR - 14.06.2016
Neden mi? İşte Cevabı; “Kulum beni nasıl biliyorsa öyleyim” diyen Yüce Allah’ı ben mazluma edilen zulme ve zulmü edene ve bu zulme sessiz kalana ve hatta zulme bir şekilde destek olana çok büyük cezalar vereceğini düşünüyorum. Bunu da “Zalimin Zulmü Varsa Mazlumun Allah’ı Var” sözleriyle tamamlamak istiyorum.
S. Zafer ÜLGÜR - 14.06.2016
13 Haziran 2016 Pazartesi
25 Mart 2016 Cuma
Sump ile Ana Tank Bağlantısı Nasıl Yapılmalı
Bu paylaşımda sizlere fotoğraflı ve her fotoğrafta açıklamalı olarak açıklama yapacağım. Sump nasıl ses yapmaz? Yada şöyle soralım.. Nasıl sessiz bir sump yapılır?
Buyrun fotoğraflarla sump adımları.
Ana tanka yapılan bir kuleye saklanmış iki dirsek ile su en üst seviyeden çekilir. İki ayrı boru ile çekilmesi hem biri tıkanınca diğerinin yedeği olması.. Hemde hafif bir açı yakalayınca emme sesinin sıfırlanmasını sağlamaktır.
32'lik bir nipel ile tankın içindeki dirsek dışarıda başka bir dirsek ile birleştiriliyor. Bu dışarıdaki dirseklere takılan bir boruya gırtlak boru takılıyor ve onunla su aşağı sumpa aktarılıyor.. Burada mı? Hiç ses çıkmıyor.. Meraklısına cevabımdır.
İki gırtlak boru ile su iniyor ve sump'a giriyor.
İki gırtlak boru sumpa hiç bir şekilde kıvrılmadan nerdeyse 90 derece ile sumpa iniyor. (sump'ın üzerini kapatıyorum. Çünkü suyun üzerine toz vs. girmesini istemiyorum.
Borular sump'ın ilk bölümü olan kuleye suyun içine kadar sokuluyor. Yukarıdan sessizce gelen su burada da ses yapamıyor. Nedeni ise suyun içine boşaldığı içindir.
Bu şekilde ekstradan oksijen üretimi de sağlanıyor..
Kulede biriken su yine kulenin tepesine yakın noktadan bir delik ile yan tarafta elyaf konulmuş kaba bir dirsek ile aktarılıyor ve burada en ince pislikler tutuluyor. Kulede ise kaba pislikler tutuluyor.
Sumptaki durum ise aynen bu şekilde.. Suyun geliş yönü ve kafa motoru ile yukarı basılan yeri..
Fotoğraflar tamamen bana aittir. Başka yerde başka bir mekanda veyahut başka bir platformda kullanılması tamamen izne tabidir. Tüm hakları S. Zafer ÜLGÜR'e aittir.
Ana tanka yapılan bir kuleye saklanmış iki dirsek ile su en üst seviyeden çekilir. İki ayrı boru ile çekilmesi hem biri tıkanınca diğerinin yedeği olması.. Hemde hafif bir açı yakalayınca emme sesinin sıfırlanmasını sağlamaktır.
32'lik bir nipel ile tankın içindeki dirsek dışarıda başka bir dirsek ile birleştiriliyor. Bu dışarıdaki dirseklere takılan bir boruya gırtlak boru takılıyor ve onunla su aşağı sumpa aktarılıyor.. Burada mı? Hiç ses çıkmıyor.. Meraklısına cevabımdır.
İki gırtlak boru ile su iniyor ve sump'a giriyor.
İki gırtlak boru sumpa hiç bir şekilde kıvrılmadan nerdeyse 90 derece ile sumpa iniyor. (sump'ın üzerini kapatıyorum. Çünkü suyun üzerine toz vs. girmesini istemiyorum.
Borular sump'ın ilk bölümü olan kuleye suyun içine kadar sokuluyor. Yukarıdan sessizce gelen su burada da ses yapamıyor. Nedeni ise suyun içine boşaldığı içindir.
Bu şekilde ekstradan oksijen üretimi de sağlanıyor..
Kulede biriken su yine kulenin tepesine yakın noktadan bir delik ile yan tarafta elyaf konulmuş kaba bir dirsek ile aktarılıyor ve burada en ince pislikler tutuluyor. Kulede ise kaba pislikler tutuluyor.
Sumptaki durum ise aynen bu şekilde.. Suyun geliş yönü ve kafa motoru ile yukarı basılan yeri..
Fotoğraflar tamamen bana aittir. Başka yerde başka bir mekanda veyahut başka bir platformda kullanılması tamamen izne tabidir. Tüm hakları S. Zafer ÜLGÜR'e aittir.
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)





